• Alaçatı yoga sizi Tükiye’nin ve dünyanın en çok ziyaret edilen doğal mekanlarından birinde farklı bir deneyime davet ediyor. Aslında ihtiyacınız olan zihinsel ve  fiziksel sağlığın doğa ile bütünleşmesi ve tüm vücudunuza  daha hızlı yayılması ve yoganın tüm prensiplerini doğa ile iç içe keşfetme fırsatı yakalayabilirsiniz. Alaçatı yoga ASPC bünyesinden sizleri normal bir yoga deneyiminin ötesine çağırıyor. Bu deneyimi tümüyle yaşamadan önce yoga hakkında bazı bilgiler vermek istedik.

    YOGAYI DENEYİMİNİ TANIMLAMAK

    Yoga, Hindistan’da doğmuş, kökeni beş bin yıl önceye dayanan ve Sanskritçe’ de “birleşmek”, “bütünlük”, “bağlanmak” anlamına gelen “yug” kökünden türemiştir. Yoga yüksek irade, zihnin yüksek bilince ulaşması ve bunların yanında zihnin ve bedenin eğitilmesi için bilimsel ve sanatsal olarak yapılan en eski kişisel gelişim yollarından birisidir. Yoganın bir çok türü olup bunlardan en çok bilinenleri ; sevgi yogası, bilgi yogası ve doğum yogasıdır. Kişiyi sade bir varoluşa geçirecek, fiziken ve zihnen sağlıklı bir yapı kazandıracak, etik ve duygusal öğretileri kapsayan yoga sekiz ana prensipten oluşmaktadır. Bu sekiz ilke; yama, niyama, asana, pranayama, prathayara, dhrana, dhyana, samadh olarak isimlendirilir.
     
    -Yama, ahlaki değerlere uygun bir yaşantıyı içerir. Hırsızlık yapmak, yalan söylemek, şiddete başvurmak gibi eylemlerden uzak durulması üzerine kurulmuş bir prensiptir.

    -Niyama, kişinin kendisini ve hayatını iyi disipline edebilmesi, sade olanı ve saflık duygularını benimsemesi gibi olumlu duyguları içerir.

    -Asana, vücudun duruşu, esneme ve dengeye bağlı olarak ayakta yapılan, fiziksel gücü geliştirmeye yönelik egzersizlerdir.

    -Pranayama, vücut farkındalığını arttırmaya yönelik yapılan istemli nefes kontrolü çalışmalarıdır.

    -Pratyahara, duyguların kontrol altına alınarak dış dünyadan uzaklaşılması anlamına gelir.

    -Dhrana konsantrasyon anlamına gelir.

    -Dhyana ise sürekli konsantrasyon hali yani meditasyon demektir.

    -Samadh meditasyonun ulaştığı son noktadır. Bu evrede beden dinlenme halinde iken zihin uyanık haldedir.

    YOGANIN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

    Kişilerin psiko-sosyal yaşamlarında yoganın etkisi üzerine yapılan çalışmalarda, yoganın kişilerin günlük motivasyonu üzerine çok büyük katkısı olduğu görülmüştür. Bireylerin iş ve yaşam tatmininin artmasına, yaşamdan daha fazla keyif alan kişilerin bu durumunun iş hayatlarına da yansımasına neden olduğu görülmüştür.
     
    Stres, hipofiz bezinden salgılanan endokrin miktarında ve sinir sisteminde dengesizliklere yol açmaktadır. Yapılan çalışmalarda yoganın stresin sebep olduğu bu etkileri ortadan kaldırarak hipofiz bezinin strese karşı cevapsız kalmasını sağlamakta, kan şekeri ve üre miktarını düşürdüğü görülmektedir. Tüm bunlar uyku problemlerini de etkileyerek azalmasını ve zamanla uykunun düzenli ve daha kaliteli bir hale gelmesini sağlamaktadır.
     
    Mental etkilerinin yanı sıra fiziksel olarak da yoganın bir çok yararlı etkisi vardır. Vücudun doğru bir şekilde durmasını, kasların güçlenmesini sağlarken postür bozukluklarının oluşmasına engel olur. Düzenli nefes alınıp verilmesine bağlı olarak beden gevşer ve kişinin daha hafif hissetmesini sağlar.
     
    Sağlıklı olmak demek sadece bir hastalığa sahip olmamak anlamına gelmemektedir. Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlıklı olmak demek fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olma halidir. Yoga tüm bunları içeren, büyük kas gruplarını çalıştıran ve eklemlerin hareketliliğini arttıran yetişkinlere en uygun egzersiz yöntemlerinden birisidir. Egzersizin yanı sıra yoganın kalp hastalıkları, diyabet, astım, uyku bozuklukları ve depresyon üzerinde olumlu sonuçlara neden olduğu da kanıtlanmıştır.
     
    Gebelikle birlikte kadının hem zihnen hem de fiziken bedeninin değişikliğe uğraması beraberinde bazı sıkıntılara ve strese yol açabilmektedir. Özelikle gebelik döneminde uygulanması oldukça başarılı sonuçlar doğurmuştur. Hamile kadınların yoga yapması, uterus ve perine kaslarını güçlendirir. Kan basıncını dengeler ve kan dolaşımını daha iyi olmasını sağlar. Gebelikle birlikte sık yaşanan aşırı kilo alma, halsizlik hali gibi durumlarında oluşmasına engel olur. Bunların ötesinde yoga yapmanın hamile kalma şansını da arttırdığı bilinmektedir.
     
    Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan yoga tıbbın bile yetersiz kaldığı astım ve diyabet gibi hastalıklar üzerindeki olumlu etkisi yanı sıra sağlıklı bireylerde koruyucu yöntem olarak uygulanmaktadır. Özellikle gittikçe artan sosyo-ekonomik sorumluluklar ve iş stresi yetişkinlerin hayatının büyük bir bölümünü olumsuz olarak etkilemektedir. Sıkıntılı ve stresli çalışma ortamları, kalabalık şehir hayatı bireylerin tatmin seviyelerini etkilemekte, bu durum onların sadece iş hayatını değil aile hayatlarını da olumsuz olarak etkilemektedir. Tüm bu olumsuzluklardan arınmak, stresle başa çıkabilmek, daha sağlıklı bir beden için yoga yetişkinlerin en çok tercih ettiği egzersiz yöntemlerinden biridir.